Ali és Ramazan
- 196 stránok
- 7 hodin čítania
Perihan Magden je turecká románová autorka a stĺpčekárka, známa svojím vtipom a rozmanitým používaním jazyka. Je obzvlášť obľúbená pre svoj inovatívny prístup k tureckému jazyku, ktorý posúva jeho konvenčné literárne hranice. Vo svojich dielach pútavo zachytáva úzkosť dospievania a zložité hľadanie vlastnej identity. Jej jedinečný štýl a schopnosť preniknúť do psychiky postáv z nej robia významnú postavu súčasnej svetovej literatúry.



Sie wirkt wie eine ganz normale, moderne junge Türkin, wenn sie auch schöner ist als die meisten Teenagermädchen. Aber das Leben, das sie führt, ist außergewöhnlich. Seit sie denken kann, ist sie zusammen mit ihrer Mutter auf der Flucht. Von Hotel zu Hotel hetzen die beiden, von Land zu Land, getrieben von Verfolgern ohne Gesicht, von den inneren Dämonen der Mutter. Keiner darf ihnen zu nahe kommen, mit blindwütiger Entschlossenheit und notfalls mit Gewalt hält die Ältere die Außenwelt von der Jüngeren fern. Die Tochter wächst zur Vertrauten heran, zur einzigen Stütze. Und schließlich zur Komplizin. Nach ihrem Kultbuch Zwei Mädchen. Istanbul-Story der neue Roman der türkischen Bestsellerautorin Perihan Magden: die Geschichte einer Mutter-Tochter-Beziehung, beklemmend, packend und anrührend.
İngilizce, İtalyanca ve Macarcaya çevrilen İki Genç Kızın Romanı, ait olmaya, sevmeye, geçmiş yaraları sarmaya ve yeni yaralarla baş etmeye çalışmanın acıtıcı hikâyesi... 2005 yılında Kutluğ Ataman tarafından İki Genç Kız adıyla sinemaya uyarlandı ve film çok sayıda ödül kazandı. "Yokuş aşağı inerlerken kolunu Handanın omuzuna atıyor Behiye. Aslında Handan birazcık daha uzun. Kolunu yine de atıveriyor. Kendine şaşırarak; ama doğallıkla. Burnunu Handanın ensesine yaklaştırıp kokluyor çaktırmadan. Handan Kokusu. Dünyanın en güzel kokusu. Dünyanın en Handan kokusu. Kokuyu içine çekmesiyle birlikte, içi sızlıyor Behiye'nin. Biliyor ki, hayvanlar gibi biliyor ki, artık Handan Kokusu duymadan olamaz Behiye. Kemiklerine kadar hissediyor ki, geri dönüşsüz bir yola girdiler. Handan ile Behiye oldular. Mahşere kadar. Mahşer? Ne demekse."