Doprava zadarmo od 24,99 €. Viac info.
Bookbot

Gürültüden Müziğe

Müziğin Ekonomi-Politiği Üzerine

Hodnotenie knihy

Parametre

  • 205 stránok
  • 8 hodin čítania

Viac o knihe

Önce kaos ve gürültüler vardı... Jacques Attali, müziğin ekonomi-politiğini inceleyerek müziğin geleceği öngörme yeteneğini ortaya koyuyor. İlkçağlardan itibaren toplum, iktidar ve müzik arasındaki ilişkileri ele alan Attali, müziğin kurban ayinlerinden saraya, isyanlardan uzlaşmalara kadar uzanan çeşitli tezahürlerini araştırıyor. Gürültünün bir silah, müziğin ise onun biçimlenmiş hali olduğunu vurgularken, dünyanın gürültülerine kulak vermenin geleceği görmemize yardımcı olacağını savunuyor. Gramofon gibi yeniliklerin, makinelerin insanları yerinden edeceğini ve her şeyin seri olarak kopyalanacağını işaret ettiğini belirtiyor. Kayıt teknolojisi, tüketim toplumunu şekillendirirken, sanatçıların telif hakkı talepleri korsanlığa zemin hazırladı. Gençliğin isyanı ve diktatörlükle birlikte müzik, gençlerin kültürel ve ekonomik bağlarını kopardığı bir araç haline geldi. Hit-parade'lar, müzik eserlerinin yanı sıra tüketicileri de biçimlendiriyor. Müzik, artık yalnızca kişisel bir keyif değil, aynı zamanda bir gruba ait olmanın yolu ve gençler arasında evrensel bir bağ oluşturuyor. Sanal müzik ve büyük müzik firmaları arasındaki rekabet, kültürel kapitalizmin zaferini ilan ediyor. Attali, dinlemenin yerini müzik yapmanın alabileceği bir dünyayı tasarlıyor; belki de herkesin kendini keşfedeceği bir toplum ufukta.

Nákup knihy

Gürültüden Müziğe, Gülüş G. Türkmen, Jacques Attali

Jazyk
Rok vydania
2001
Väzba
(mäkká)
Akonáhle sa objaví, pošleme e-mail.

Platobné metódy

4,1
Veľmi dobrá
814 Hodnotenie

Tu nám chýba tvoja recenzia

Titul
Gürültüden Müziğe
Podtitul
Müziğin Ekonomi-Politiği Üzerine
Jazyk
turecky
Rok vydania
2001
Väzba
mäkká
Počet strán
205
ISBN10
9755394451
ISBN13
9789755394459
Série
Hodnotenie
4,1 z 5
Anotácia
Önce kaos ve gürültüler vardı... Jacques Attali, müziğin ekonomi-politiğini inceleyerek müziğin geleceği öngörme yeteneğini ortaya koyuyor. İlkçağlardan itibaren toplum, iktidar ve müzik arasındaki ilişkileri ele alan Attali, müziğin kurban ayinlerinden saraya, isyanlardan uzlaşmalara kadar uzanan çeşitli tezahürlerini araştırıyor. Gürültünün bir silah, müziğin ise onun biçimlenmiş hali olduğunu vurgularken, dünyanın gürültülerine kulak vermenin geleceği görmemize yardımcı olacağını savunuyor. Gramofon gibi yeniliklerin, makinelerin insanları yerinden edeceğini ve her şeyin seri olarak kopyalanacağını işaret ettiğini belirtiyor. Kayıt teknolojisi, tüketim toplumunu şekillendirirken, sanatçıların telif hakkı talepleri korsanlığa zemin hazırladı. Gençliğin isyanı ve diktatörlükle birlikte müzik, gençlerin kültürel ve ekonomik bağlarını kopardığı bir araç haline geldi. Hit-parade'lar, müzik eserlerinin yanı sıra tüketicileri de biçimlendiriyor. Müzik, artık yalnızca kişisel bir keyif değil, aynı zamanda bir gruba ait olmanın yolu ve gençler arasında evrensel bir bağ oluşturuyor. Sanal müzik ve büyük müzik firmaları arasındaki rekabet, kültürel kapitalizmin zaferini ilan ediyor. Attali, dinlemenin yerini müzik yapmanın alabileceği bir dünyayı tasarlıyor; belki de herkesin kendini keşfedeceği bir toplum ufukta.