Bookbot

Beden Asla Yalan Söylemez

Hodnotenie knihy

Viac o knihe

Dördüncü buyruk –«Babanı ve anneni onurlandıracaksın»– bize ebeveynlerimizi onurlandırmamızı emreder, ancak aynı zamanda bir tehdit de barındırır. Kötü muameleye maruz kalmış olanlar, bu buyruğu yerine getirmek isterken gerçek duygularını bastırmak zorunda kalırlar; bu da sıklıkla bedenin ciddi hastalıklarla isyan etmesine yol açar. Alice Miller, bu eserinde birçok örnekle bu hastalıkların ortaya koyduğu mesajları ve yasaklanmış duyguların yaşanmasının bu ruhsal mesajları anlamamıza nasıl yardımcı olduğunu açıklamaktadır. Miller, çocukluk acısının inkarını araştırdığı eserlerinde, bu çalışmada da otantik duygular ile bedensel deneyim arasındaki ayrışmanın sonuçlarına odaklanmaktadır. Ne hissettiğimiz, bedenimizin kaydettiği ve içselleştirilmiş ahlaki normlara göre hissetmemiz gerektiğine inandığımız arasındaki çatışmayı ele almaktadır. Yazar, ilk bölümde bu psikobiyolojik düzenliliği Schiller, Joyce, Proust, Virginia Woolf ve Mishima gibi yazarların biyografilerini kullanarak ortaya koyar. İzleyen bölümler, kendini kandırma döngüsünü kırmanın yollarını ve bedenin dikkat çekmek için kullandığı semptomların serbest bırakılmasını kolaylaştırmayı analiz etmektedir.

Nákup knihy

Beden Asla Yalan Söylemez, Alice Miller

Jazyk
Rok vydania
2020
product-detail.submit-box.info.binding
(mäkká)
Akonáhle sa objaví, pošleme e-mail.

Platobné metódy

4,0
Veľmi dobrá
1950 Hodnotenie

Tu nám chýba tvoja recenzia

Titul
Beden Asla Yalan Söylemez
Jazyk
turecky
Rok vydania
2020
Väzba
mäkká
Počet strán
224
ISBN10
6055134659
ISBN13
9786055134655
Série
Pôvodný názov
Die Revolte des Körpers
Hodnotenie
3,95 z 5
Anotácia
Dördüncü buyruk –«Babanı ve anneni onurlandıracaksın»– bize ebeveynlerimizi onurlandırmamızı emreder, ancak aynı zamanda bir tehdit de barındırır. Kötü muameleye maruz kalmış olanlar, bu buyruğu yerine getirmek isterken gerçek duygularını bastırmak zorunda kalırlar; bu da sıklıkla bedenin ciddi hastalıklarla isyan etmesine yol açar. Alice Miller, bu eserinde birçok örnekle bu hastalıkların ortaya koyduğu mesajları ve yasaklanmış duyguların yaşanmasının bu ruhsal mesajları anlamamıza nasıl yardımcı olduğunu açıklamaktadır. Miller, çocukluk acısının inkarını araştırdığı eserlerinde, bu çalışmada da otantik duygular ile bedensel deneyim arasındaki ayrışmanın sonuçlarına odaklanmaktadır. Ne hissettiğimiz, bedenimizin kaydettiği ve içselleştirilmiş ahlaki normlara göre hissetmemiz gerektiğine inandığımız arasındaki çatışmayı ele almaktadır. Yazar, ilk bölümde bu psikobiyolojik düzenliliği Schiller, Joyce, Proust, Virginia Woolf ve Mishima gibi yazarların biyografilerini kullanarak ortaya koyar. İzleyen bölümler, kendini kandırma döngüsünü kırmanın yollarını ve bedenin dikkat çekmek için kullandığı semptomların serbest bırakılmasını kolaylaştırmayı analiz etmektedir.